|
GENEL OLARAK TÜRKİYE VE BALKANLAR
BALKANLAR,
Türkiye'nin önemli bir stratejik ufkunu belirlemektedir. 500 yıllık
tarih, bu bölgede yaşayan Müslüman-Türk halklar, milli sınırlarımız,
stratejik çıkarlarımız, Balkanlar'ı Türkiye için en önemli dış politika
unsurlarından biri haline getirmektedir. Bu yüzden Türkiye'nin bu
bölgede aktif olması, barış ve istikrarın korunması için girişimlerde
bulunması ulusal politikamızın önemli bir parçasıdır ve öyle olmaya
da devam etmelidir. Türkiye bir yandan bölge ülkelerinin bağımsızlık,
egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı duymakta, diğer yandan da
Balkan ülkeleriyle ikili ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır.
Balkanlar Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısıdır: Türkiye'yi
Avrupa'ya bağlayan, ticari akışın sağlandığı otoyollar ve tren hatları
Balkan ülkelerinden geçmektedir. Ayrıca Avrupa'dan Türkiye'ye kara
yoluyla gelen turistler de Balkanlar üzerinden geçmektedir. Bu yüzden
Balkan ülkelerindeki sorunlar, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmektedir.
Balkanlar'da çok sayıda soydaş ve dindaşımız vardır:
Türkiye ve diğer Balkan ülkelerinin halkları arasında önemli bağlar
mevcuttur. 500 yıllık ortak yaşamdan kaynaklanan bu bağlar sonucunda
çeşitli Balkan ülkelerinde kardeş topluluklar oluşmuştur. Bu topluluklar
sadece soy ve din olarak değil, yoğun akrabalık bağlarıyla da Türkiye'ye
bağlıdırlar. Çeşitli dönemlerde Balkanlar'da ortaya çıkan etnik
sorunların ardından, Türkiye'ye çok sayıda göç olmuştur. Nitekim
Türkiye'de Balkanlar'dan göç etmiş, akrabalarını orada bırakmış
birçok Türk ve Müslüman yaşamaktadır.
Balkanlar'la ortak coğrafya ve tarihi paylaşmaktayız:
Türkiye Balkan yarımadasının Meriç Nehri'ne kadar olan bölümüne
sahip olması sebebiyle bir Balkan ülkesidir. Balkan yarımadasında
bugünkü topraklarımız fazla bir yüzölçümü oluşturmasa da, 500 yıldan
fazla bir süre, Balkanlar'ın neredeyse tamamı Osmanlı İmparatorluğu'nun
kontrolünde olmuştur. Osmanlı mimarisi, yönetimi, geleneği, kültür
ve sanatı bölgede hakim unsurlardan biridir.
Balkanlar stratejik öneme sahiptir: Balkanlar, belirli
bir dönem boyunca Türkiye'yi koruyan bir savunma kalkanı görevi
görmüştür. Özellikle Türk-Rus Savaşları'nda bu kalkanın önemi daha
çok ortaya çıkmıştır. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk de Balkanlar'a
büyük bir önem vermiştir. Son dönemlerde dış siyasette yaşadığımız
sıkıntıların büyük bir kısmı da Yunanistan gibi Balkan ülkeleriyle
olmuştur. Bu yüzden Balkan ülkelerinde meydana gelebilecek siyasi
değişimler ve ideolojik gelişmeler, bu ülkelerde Müslüman-Türk azınlıklara
karşı yapılan uygulamalar Türkiye'yi birinci dereceden ilgilendirmektedir.
Balkan ülkeleri ekonomik açıdan önemlidir: Balkan ülkelerinin
Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir yeri vardır. Özellikle bu
ülkelerin AB'ye katılmasının ardından bu önem daha da artacaktır.
Bu ülkelerle yapılan ekonomik iş birliği anlaşmaları, enerjiden
telekomünikasyona kadar çok çeşitli alanlarda yapılan ortak yatırımlar,
Balkan ülkelerini Türkiye'nin ticari ortağı haline getirmiştir.
Türkiye, Balkanlar'ın bu öneminin farkında olarak
Güneydoğu Avrupa Ülkeleri (GDAÜ) İş Birliği Süreci ve Güneydoğu
Avrupa Çok Uluslu Barış Gücü (GAÇBG) gibi önemli girişimlerin hayata
geçirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu sayede bölgede kalıcı bir
barışın sağlanmasını arzulamaktadır. Yine bu amaçla Güneydoğu Avrupa
İstikrar Paktı (İP) ve Güneydoğu Avrupa İş Birliği Girişimi (SECI)
gibi platformlarda aktif olarak çalışmalar yürütmektedir.
Türkiye, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Makedonya
Cumhuriyeti, Romanya, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti ve Yunanistan'ın
tam, Hırvatistan'ın da gözlemci üye olarak katıldığı Güneydoğu Avrupa
Ülkeleri (GDAÜ) İş Birliği Süreci, bölge ülkelerinin kendi aralarındaki
iş birliğini geliştirme ve Güneydoğu Avrupa'ya kalıcı istikrar getirme
amacıyla kurulmuştur. Uluslararası toplumun Balkanlar'daki sorunları
çözmek için geliştirdiği Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı (İP) da
Türkiye tarafından güçlü bir şekilde desteklenmektedir. Romanya,
Bulgaristan gibi ülkelerin kısa süre sonra NATO üyesi olacak olmaları,
ayrıca Balkan ülkelerinin neredeyse tamamının AB'ye kabul edilme
aşamasında olmaları, hem askeri hem de ekonomik açıdan Türkiye'nin
bu ülkelerle aynı ittifakların içinde yer almasının yolunu açmıştır.
Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi, Türkiye, Balkanlar'ın
stratejik ve ekonomik öneminin farkındadır. Ayrıca bölgenin kalıcı
barış, huzur ve refaha kavuşması için önemli adımlar atmaktadır.
Ancak bütün bu alanlarda yapılan girişimler, sosyal ve kültürel
alanda yapılması gereken faaliyetlerle gereği gibi desteklenememektedir.
Bilindiği gibi günümüzde hızla azalmakla birlikte, bazı Balkan ulusları
arasında Türkler'e karşı ön yargılı bir yaklaşım vardır. Osmanlı'nın
bu topraklardaki tarihi hakkındaki yanlış bilgilendirmeden kaynaklanan
bu ön yargılar, Türkiye'ye ve Türklüğe yönelik yersiz ve haksız
bir tavra neden olmuştur. Aynı şekilde Türk olmayan Müslüman toplumlar
da çeşitli baskı ve zorluklarla karşılaşmışlardır. Türkler hakkında
bu tür yanlış duygulara sahip ulusların kalbini kazanacak, yerleşik
ön yargıları değiştirecek kültürel ve eğitici faaliyetler yapmak,
Türkiye'nin Balkan politikasında önemli bir yer tutmalıdır.
Yunanistan'la yaşanan sorunların bir an önce çözüme
kavuşturulması, Sırbistan'la yeni yeni kurulan ilişkilerin hızla
iyileştirilmesi bölgede daha sıcak ilişkilerin kurulmasına ve olumsuz
propagandaların sona ermesine yol açacaktır. Balkanlar'da yaşayan
çok sayıdaki Müslüman-Türk azınlığın sıkıntılarını gidermek, onların
bulundukları ülkelerde bütün haklardan ve imkanlardan faydalanmalarını
sağlamak da bu politikanın önemli unsurlarından biri olmalıdır.
Kültür Bakanlığımız'ın girişimlerinin çapı genişletilmeli,
Balkanlar'da Osmanlı'dan kalan eserlerin envanteri çıkartılmalı,
bunların içinde uygun olanlar süratle restore edilmelidir. Ayrıca
bölgeye has Osmanlı gelenekleri, el işçiliği, halk edebiyatı canlandırılmalı,
azınlıkların yoğun oldukları bölgelerde kültür merkezleri ve temsilcilikler
kurulmalıdır. Böylece Balkanlar, bütün dünyaya örnek teşkil edecek
bir barış ve istikrar bölgesi haline gelecektir.
GİRİŞ
BALKANLAR'DA MÜSLÜMAN-TÜRK
VARLIĞININ TARİHİ
BALKAN ÜLKELERİNDE MÜSLÜMAN-TÜRK
KÜLTÜR MİRASI
GÜNÜMÜZDE BALKAN ÜLKELERİ
VE SORUNLAR
GENEL OLARAK TÜRKİYE VE BALKANLAR
|