Röportajımızın bu bölümünde Bilim Araştırma Vakfı'nın amacı ve hedefini açıklamaya çaba gösterdik. Bu esnada evrim teorisi üzerine bilim dünyası açısından hayli ilgi çekecek ilginç diyaloglar gelişti:
Haber7: Öncelikle BAV’ın amacı nedir? Neden kurulma ihtiyacı hissedildi? Bunu kısaca açıklayabilir misiniz?
T.Y: Tabi, Bilim Araştırma Vakfı 1990 yılında kurulmuş milli manevi değerleri yücelten nesillerin yetişmesi için bilimsel, kültürel faaliyetler yapan bir hizmet kuruluşudur. Bu faaliyetlerin içerisinde konferanslar yapmak, yayınlar çıkartmak. Materyalist ve Darwinist düşünceye karşı, yıkıcı felsefelere karşı bilimsel konferanslar yapmak ..
Haber7: Burada hemen şunu netleştirelim. BAV’ın amacı bilim araştırmaları yapıp bunun içinde bir alt dal olarak materyalizmi ve Darwinizmi savunanlara karşı konferanslar düzenlemek mi yoksa bilimi ikinci plana alıp bilim adı altında İslamiyet’e ve inanca yüklenen saldırıları karşılamak mı? Bu iki olgu çok farklı önce bunun bir ayıralım.
T.Y: Şimdi bakın ben çok net söylüyorum ne olduğunu. Bir takım zararlı akımlar var dünyada. Bize göre Darwinizm bu zararlı akımların en önemlileri. Zaten materyalizm de aynı şekilde. Bu bir inanç sistemi. Materyalizm bugün desteğini Darwinizm’den alıyor. Darwinizm de neyi iddia ediyor? Şunu iddia ediyor: Diyor ki hayat tesadüflerle başladı, ve tesadüflerle bugünkü canlılar meydana geldi diyor . Şimdi bu iddia sadece bilimselliğin dışında bizim sosyal hayatımızı da etkileyen bir iddia aynı zamanda yani güncel başka taraflarımıza da bakan tarafları var, yoğun bir şekilde. Bu da ne demek Darwinizm içinde şu var diyor ki insan tesadüflerle meydana gelmiş bir hayvan türüdür diyor açıkçası
Bunu söylediği zaman şunu demek istiyor yani, insanlar; başıboş, sorgusuz ve çıkarları için her türlü yolda meşru görülebilecek varlıklar haline geliyor. Bu söylem kafalarda bunun oluşturuyor. Yani bu mantığın felsefesi de yanında geliyor.
Haber7: Tamam Darwinist felsefenin içeriği ve kullanım amacı bu olabilir. Ama Darwinizm sonuçta bilimsel teorileri kullanan bir felsefe. Ama siz bu noktada siz, şöyle bir yanılgı içine girmiyor musunuz: Evrim teorisi Darwin’in nihai noktasını koyduğu ‘bu böyle’ dediği bir teori. Fakat Darwin’den önce de böyle bir düşünce zaten vardı.Bu teori onunla birlikte doğmadı, bir temeli zaten vardı.Hatta Darwin’in, Darwinizm’i programlayıp programlamadığı da tartışılır ama hadi biz konuyu çok dağıtmamak için Darwin tasarladı diyelim. Sonuçta antik çağlardan beri zaten var olan bir evrim fikrini Darwin şekillendirdi. Siz bu noktada Darwinizm akımına mı, yoksa top yekun evrim teorisine mi karşısınız? Bunu netleştirelim çünkü bilimde bu detaylar çok önemlidir. Yani bilimsel bilgiyi kötü amaçla kullanmak vardır, iyi amaçla kullanmak vardır. Böyle bir teori zaten vardı ve Darwin bunu kullandı. Siz bu bilgileri Darwin’in kullanış tarzına mı karşısınız yoksa top yekûn evrimin olamayacağını ve böyle bir şeyin hiç olmadığını mı savunuyorsunuz?
T.Y: Bilimsel olarak evet böyle bir şeye baktığımız zaman bir kere evrim teorisi teorik olarak kafalarda var. Materyalist düşüncenin içerisinde teorik olarak bu vardı ama Darwin’le birlikte teorik olarak gündeme geldi. Biz şunu söylüyoruz 21. yy teknolojisi ile bilimin geldiği bu son noktada evrem teorisi bilimsel olarak çürütülmüş konu bu
Haber7: Ya şimdi bakın şöyle yaklaşalım evrim teorisi bilimsel olarak çürütülmüştür sizin teoriniz.
T.Y: Biz zaten kendi görüşümüz söylüyoruz
Haber7: Ben de onu söylüyorum. Bilimde şu anda üç akım var bakın çok net çiziyorum sınırları Şimdi bir evrim teorisi var doğrudur yanlıştır ispatlanır ispatlanamaz o ayrı mesele. Evrimi karşıtları ne derlerse desin körü körüne savunanlar var, bir de evrimin bilimsel olarak mümkün olmadığını savunup inanca aykırı diyerek yalanlayanlar var. Siz bu kutuplar arasında nerede duruyorsunuz?
T.Y: İnanç bambaşka, biz inanca girmiyoruz burada. Herkes kendi inancında hür, isteyen evrim teorisine inanabilir.
Haber7: İnanca girmiyoruz burada diyorsunuz ama BAV’ın bütün eserlerinde ‘bilimsel olduğu iddia edilen yorumlarının’ altında hep ayetlerle destek ve Kuran-ı Kerim’e referanslar var. E, şimdi diyorsunuz ki inancı işin içine sokmuyoruz! Öte yandan kitaplarımızda bir inanç ‘sömürüsü’ söz konusu değil mi?
T.Y: Şimdi bakın siz çok yanlış yorumluyorsunuz yani
Haber7: Netleştirelim diye soruyoruz.
T.Y: Ama karıştırmışsınız yani böyle bir şey yok yani burda biz şimdi bakın ne konuşacağımıza karar verelim burada konu başlıkları var: Bir tanesi evrim teorisi evrim teorisinin bilimsel olarak çürütülmesi. Bunda her hangi bir inanç ayetlerle böyle bir şey yok. Bu şekilde çürütülme mantığı yok çünkü buna gerek yok zaten insanlar dilediği gibi inanmakta özgürdürler birinci konu bu hiç karıştırmayalım bir evrim teorisi bakıyoruz dünyada bilimsel müfredatı tarıyoruz inceliyoruz bilimsel bulgulara bakıyoruz şunu görüyoruz evrim teorisi bilim evrimi desteklememekte bilakis son bulgular çürütmektedir bu bizim bir konumuz.
Sizin dediğiniz o ayetlerle yazılan kitaplar onlar Bilim Araştırma Vakfı Başkanı Adnan Oktar’ın, Harun Yahya müstear ismiyle kaleme aldığı kitaplar. Bu kitapların içersinde de evrim teorisinin geçersizliğine dair pek çok bilgi var ama bunun yanında güzel ahlakı anlatan ve içinde Kur’an ayetleri bulunan, Peygamber efendimizin Hadisleri geçen kitaplar da var . Bunlar ayrı bir konu. Ayrı bir bölümde de ülkemizin meselelerini içeren sosyal siyasi konular da var, bu da ayrı bir kol. Yani bu çalışmalar böyle 3-4 ayrı kola ayrılabilir.
Haber7: Adnan Beyin kitapları Bilim Araştırma Vakfı’nın savunduğu tezleri netleştiren kitaplar değil mi?
T.Y: Şimdi bakın Adnan Beyin kitapları elbette vakfımızın yaptığı faaliyetlerin temelini teşkil ediyor. Ama şunu karıştırmaya hiç gerek yok
Haber7: Karıştırmıyoruz netleştirip, açmaya çalışıyoruz
T.Y: O kitaplarda evrim teorisi bilimsel olarak çürütülüyor. Bu çok net.
A.B: Sizin kavrayamadığınız noktayı biz anlayamadık! Yani 20 senedir kitaplar, faaliyetler... konferanslar... Her şey açıkça ortada, halka yönelik şeffaf faaliyetler... Ben neyi anlayamadığınızı anlamadım?
Haber7: Bakın bilim adınatartışılan konuları gündeme getiriyoruz. Bizim gözlemleyebildiğimiz şu: Darwinizm’i ne olursa olsun savunan, evrim aleyhine bir kanıt çıksa dahi kabul etmeyip, ‘bu iftiradır bizi yıpratmak için ortaya atılmıştır’ diyen bir grup var. Bu da bir ideolojidir ve inançtır. Bir de Darwinizm’e hücum edenler var. Ayrıntılara girmeyeceğim ama – sizin de özellikle koz olarak kullandığınız uyduruk çeneli bir kafatası var örneğin. Batı da bu kavga bilim adamları ile kilise arasında bir savaş. Ama sonuçta o kafatasının düzmece olduğunu ortaya çıkaranlar da kilisedeki muhalifleri değil sonuçta yine bilim adamları… Yani bilim adamlarını evrime inanlar ve evrime karşı olanlar diye sınıflamak doğru değil. Elindeki olgulara bakıp evrim olabilir mi olmayabilir mi sorusuna yanıt arayan bilim adamları da var. Yani bilim bu konuda üçe bölünmüş durumda. Siz bu üçe bölünmüşlüğün bir parçasını oluşturuyorsunuz. Bilim araştırma vakfı bu bölünmüşlüğün tam olarak neresinde duruyor biz buna yanıt arıyoruz.
Şimdi siz inancı dışarıda tuttuk diyorsunuz. Diyelim ki yarın kayıp halka olduğu iddia edilen bir fosil bulundu ve bu somut bir şekilde reddedilemez şekilde doğrulandı. Bilim Araştırma Vakfı o zaman ne diyecek, onu da mı yalanlayacak?
A.B: Ben size sorayım o zaman yüz elli yıldır niye bir fosil bulunamadı? Şu anda maymun çeşidi olarak 3 bin çeşit maymun var. Böcek türlerinden milyonlarca var, kuş cinslerinden de öyle... Milyonlarca çeşit hayvan var. Evrim teorisi bu canlıların birbiriyle zaman içinde kademeli olarak, yavaşça organları teker teker değişerek uzun bir süre yani milyonlarca yıl içinde evrimleşerek değiştiğini iddia ediyor. Dolayısı ile bir hayvan başka bir hayvana evrimleşirken ara geçiş formları olması gerekiyor. Hem de bir türden başka bir türe dönüşürken milyonlarca ara tür olması gerekiyor. Milyonlarca türün birbiri içindeki değişimin iddiasının da doğrulanabilmesi için milyarca fosil bulunması gerekiyor. Yüz elli yıldır bir tek fosilin bulunamaması... Bu tür fosillerin bulunup bulunamayacağını tartışmak mantık dışıdır. Bu ütopik bir varsayım. Bu durum bize evrim teorisinin gerçek olmadığımı ve olamayacağını gösterir.
Haber7: Bakın bu bir mantık yürütmesi ve siz mantık yürüterek diyorsunuz ki evrim teorisi mümkün değil. Tamam mantıksal olarak buna itiraz etmiyoruz ama ...
A.B: Sizinki farazi bir şey. Hayali bir soruya benden cevap bekliyorsunuz. Ben de diyorum ki mantık gerektiren bir soruya mantıklı cevap veriyorum.
Haber7: Ama diyelim ki bulundu. Böyle bir fosil çıktı?
A.B: Ben de diyorum ki yüz elli yıldır bulunamadı.
Haber7: Demek ki hiç bulunamaz diyorsunuz. Yani şimdi burada hiç bulunamayacağına bir iman etmişlik var.
T.Y: Hayır, hayır öyle değil...
A.B: Sadece bu mantıkla değil, bunun başka bilimsel izahları da var. Size hücrenin gelişiminden genetik araştırmaların geldiği noktaya kadar...
T.Y: Size kitabı verebiliriz...
Haber7: İleride sorularımızı açtığımızda göreceksiniz. Kitaplarınız okundu. Savunduğunuz tezleri çok net olarak biliyorum. Ve ben size şu anda size cephe almış soru soruyor değilim. Bu sorularla tam olarak bilime yaklaşımınızı belirlemek istiyoruz. Size sorulmak istenen ama sorulamayanları sormaya gayret ediyoruz.
A.B: Cephe alabilirsiniz niye öyle dediniz ki...
Haber7: Çoğu kimse bunu merak ediyor ve hatta bu konuları sizi suçlama mahiyetinde sorup yanıtınızı duyma ihtiyacı hissetmeyenler de var. Ben onların meraklarına da tercüman olarak bunu soruyoruz... Yani bilimsel bir hasım olarak değil bir gazeteci olarak cevap istiyorum.
T.Y: Biz de cevap veriyoruz..
Haber7: Şimdi ben tekrar diyorum ki yarın böyle bir fosil bulundu. Farazi bir şey soruyorum ama somut bir delil bulundu ve bilimsel olarak yalanlanamadı. Diyelim ki sizin yaptığınız araştırmalarda bunu yalanlayamadı. İşte o zaman bugün savunduğunuz tezleri, yaptığınız araştırmaları gözden geçirecek misiniz?
A.B: Yaşar bey, mantıklı cevap beklenen sorular, mantıklı izahlara dayanmalıdır. Şimdi ben size izah ediyorum, isterseniz başka bilimsel delillerle de izah ederim. Sizin anlayamadığınız bir nokta var, bir ara geçiş formunun bulunması için bir evrim sürecini yaşanmış olması lazım..
Haber7: Yani o zaman bu soru mantıksız olduğu için mantıklı bir cevap veremeyeceğinizi söylüyorsunuz.
A.B: Hayır bulunamayacağını söylerim çünkü bir evrim sürecinin yaşanmadığını, başka bir çok bilimsel yani mikroskobik, DNA’ları çözen elektro mikroskobik araştırmalar... Bu soruya eğer bir net cevap istiyorsanız eğer
T.Y: imkan yok!
A.B: Evet, imkan yok.
T.Y. Çünkü bulunmuş zaten... Bulunan ara fosiller
Haber7: Tamam, bu konu anlaşıldı...
T.Y. Canlıları dizmişler ve ara geçiş formlarına bakıyorlar ; tamamlanıyor. Yani bulunmayan canlı fosili yok gibi. Bütün canlıların fosili var ama ara geçiş türlerini fosilleri yok Yani 400 milyon yıllık karınca fosili var. İnsanlar evrim teorisine inanabilirler. Yani bunu inanç olarak yapabilirler ama bunu bilimsel olarak savunuyorlarsa bu yanlış. Çünkü bilimsel olarak eldeki bütün bulgular evrim teorisini yanlış olduğunu ve bu teorinin ispatlanamayacağını gösteriyor. Ama birleri de çıkar illa da evrim teorisine inanmak istiyoruz derlerse bunu zaten yapabilirler
A.B: Dogmatik olarak inanabilirler yani
T.Y: Bu konuda biz inananlara da inanmayın demeyiz yani.
Haber7: Pekala başka soruya geçiyorum, BAV olarak hedefiniz nedir? Kendinize nasıl bir hedef belirlediniz. Şuraya varmak istiyoruz, şuradayız ya da kuruluşumuzun 25. yılında şurada olabileceğiz gibi bir hedefiniz var mı? Bu hedefe yakın mısınız? Neresindesiniz...
T.Y: Bakın, demin konuyu açtığınız yer önemli ben oraya da vurgu yaparak bunu cevaplamak istiyorum çok yerinde bir soru. Biz aslında şunu söylüyoruz. Bakıyorsunuz evrim teorisini bilimsel delillerle gerçekten kanıtlayacak bir bulgu yok. Bilakis bulgular tamamıyla böyle olmadığını gösteriyor. Sora şu soruyu soruyoruz, diyoruz ki madem insanın tesadüfen yaratılması imkansız yani canlıların şuursuzca tekamül edip bugünkü hale gelmesi imkansız, peki o zaman nedir bu evrim teorisi propagandası ve her fırsatta önümüze çıkan evrim konusu? O zaman şunu düşünüyoruz ve diyoruz ki (ki bunun itirafları da var elimizde) evrim teorisi bilimsel bir teori olarak değil, bunun ötesinde bir inanç ve doğma olarak ortaya atılmıştır
Haber7: Bu benim size soruyu yöneltmeden önce tanımladığım üç kanattan biridir, bunu yapanlar ...
T:Y: Bunun altında materyalist bir düşüncenin yattığını düşünüyoruz. Bugün evrim teorisi alet edilerek bunun tekrar gündeme getirilmesi, desteklenmesi, güncellenmesi söz konusu. Bu teori sıradan herhangi bir teori değildir. Bu teori kullanılarak sosyal hayatta da çok ciddi eylemler yapılmaktadır. Mesela nasıl ? Bu teori diyor ki, varlıklar, insanlar arasında çatışma olur, bu çatışmadan güçlüler galip çıkar diyor
Ve nesiller böyle türeyerek gelişir diyor. Ve bunun canlılar arasında olduğunu tespit ediyor (ki böyle değil, böyle olmadığını da ayrıca izah edebiliriz... Sonra da diyor ki insanlar da böyledir. Büyük balık küçük balığı yer gibi bir vahşi kapitalizm tezi çıkarabiliyor... Mesela ikinci sınıf aşağı ırklar teorisi ile ortaya çıkıyor. Olayın tehlikesini ve boyutunu anlatabiliyor muyum?
Haber7: Bu zaten eserlerinizde var kaynaklarınızı merak edenler için verebiliriz, merak eden girer sizin tezlerinize daha detaylı bakar, çok açmadan devam etsek....
T.Y: Yani bu bilimsel olarak çıkmış görünse de aslında bir dairede bir dünya görüşünü yaymak için propaganda unsuru olarak kullanılıyor.
O zaman şunu diyebilir miyiz; Siz bu antibilimsel hareketin karşınına bir set çekmek istiyorsunuz.
T.Y: E tabi ki, yani biz birincisi, bunu yaparken bilimsel olarak bunun kanıtlarını gösteriyoruz.. Sonra sosyal kültürel olarak da...
Haber7: Burada anlaşamıyoruz. Bilimsel kanıt denen şey... Bilimsel olarak kanıtlanamamış bir teorinin tamamen mantıksal olarak yanlışlığını savunuyorsunuz. Bunun bilimsel olarak bir değeri yok . Çünkü bilimde akıl ve mantık kullanılarak pek çok teori savunuldu daha önce ama daha sonraki yıllarda önceden doğru sanılanın, yeni keşif ve icatlarla doğru olmadığı da ortaya çıkarıldı. Laboratuar koşullarında sınamamış, net olarak laboratuar bulguları ile kesinleşmemiş bir teoriyi siz tamamen mantık yolu ile (ki bu inanç olayıdır. Onu savunanlar da bir inanç savunuyor, siz de bir inanç savunuyorsunuz)
A.B: Yaşar bey, hepsini dinlemediğiniz için anlamıyorsunuz. Bu konu sadece ara iç formlarının bulunamaması ile çökertilmiş değil ki genetik olarak da izah edebilirim ben size..
Haber7: Bakın biz bu tartışmanın içeriğine girmiyoruz…
T:Y: Ama bilimsel başka gerçekler de var. Mesela diyorlar ki genetik mutasyonla bir tür başka bir türe dönüşüyor daha mükemmel canlılar oluşuyor diyorlar. Bakın DNA’da belli bir kodlama sistemi var. Siz müdahale ettiğiniz zaman mutasyon sonucu kafasından bacak çıkan sinek çıkıyor. Yahut Çernobil faciasındaki gibi gözü düşmüş yüzü değişmiş türler ortaya çıkıyor.
Haber7: Biz eldeki delillere rağmen bunun tersini savunanlar bilimci demiyoruz. Onlar da bir nevi inanç sergileyenler. Onlar da bilime dogmatik yaklaşıyorlar
T.Y: Ama başka bir tezleri yok zaten..
Haber7: Bu da onların sorunu, benim bilimden anladığım şudur: Çok açık ve net soruyorum. BAV’ın kaç araştırma laboratuarı var? Ve bu laboratuarlarda şu ana kadar kaç kişi eğitim görüp, doktorasına katkı sağladı? Yani bilimi evrim teorisi vs materyalimi göğüslemenin dışında BAV laboratuarda şöyle bir bulgu geliştirdi gibi elimizde somut bir şey var mı?
T.Y: Ama şimdi siz bizim faaliyet alanımızı farklı algılıyorsunuz. Sizin gönlünüzden geçen buysa bu da olabilir ama şu an böyle değil.
Haber7: Yani şu an bir laboratuarınız yok!
T.Y: Yok tabi. Şu an bizim bambaşka bir faaliyet alanımız var.
A.B: Vakfın kuruluş amacı ve senedinde de böyle bir amaç yok zaten.
T.Y: BAV laboratuar kurar araştırmalar yapar, bular büyük, kapsamlı araştırmalardır. BAV araştırmalar yapar. Bilimsel literatürü takip eder. Bilimsel bulguları derler, bunları yorumlar, bular ışığında araştırmalar yapar. Bulduğu sonuçları makale olarak yayınlarız. Mesela siz bilimsel makale yazan herkesin o bilgileri deneylerle bulduğunu mu düşünüyorsunuz? Yani bilimsel makalelerde bir çok veri kullanılır ama onlarda sağlam kaynaklara dayanır. Bizim yaptığımız bu tarz bir çalışma yani biz araştırma yapıyoruz, bilimsel kaynaklara dayanıyoruz, derleme yapıyoruz, yorum yapıyoruz ve ortaya bilimsel verilere dayalı bir sonuç bir makale sunuyoruz. Bilimsel anlamda bir makale ortaya çıkartıyoruz.
Haber7: Peki bu da anlaşıldı. Hedefiniz demiştim..
T.Y: Açtığız konu önemli. Dogmatik yaklaşılıyor, kasıtlı yaklaşılıyor ve ideolojik bakılıyor. Neden böyle yapılıyor? Şunun için böyle yapılıyor, insanlar arasında çatışma diyorlar. Vahşi kapitalizmin gerektirdiği, inançsız, güçsüzü yok eden, milli ve manevi savunmaları yıkan amaçlarını gerçekleştirip inançsız ve kendi hâkimiyetlerini kayıtsız kabul eden insanlar oluşturmak için bunu yapıyorlar. Milli ve manevi duyguları yok edip tamamen güdüleri ile hareket eden bir insanlık oluşturmaya çalışıyorlar... İnsanlar; başıboş, sorgusuz ve çıkarları için her türlü yolda meşru görülebilecek varlıklar haline gelsin istiyorlar…
Devam edecek…
Haber7'nin BAV'a yönelttiği soruları buradan görebilirsiniz
Röportajımızın ilk bölümü: Ebru Şimşek BAV için neden önemli? |