| |
“KIBRIS İCİN GERÇEK ÇÖZÜM” KONFERANSI
-3-
LEFKOŞA
Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş: "Bize güç verdiniz"
Bilim
Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen "Kıbrıs İçin Gerçek Çözüm"
konferanslarının üçüncüsü 3 Mayıs 2003 tarihinde Lefkoşa'da düzenlendi.
Kıbrıs Davası'na ve KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'a tam destek verildi.
Vakfımız üyeleri ile birlikte Türkiye'den aralarında, E. Tuğgeneral
Adnan Tanrıverdi, Kültür ve Ticaret eski Bakanı Agah Oktay Güner,
Gazeteci Ahmet Taşgetiren, AKP Milletvekilleri Ahmet Uzer, İbrahim
Aşkar, Mahmut Durdu ve Turhan Çömez, Devlet eski Bakanı Bekir Aksoy,
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof.Dr. Burhan Kuzu, Milli Gazete
Yazıişleri Müdürü Ekrem Kızıltaş, Irak Türkmenleri Derneği Başkanı
Prof.Dr. Ekrem Pamukçu, E. Tümgeneral Erol Özalp, Sağlık eski Bakanı
Halil Şıvgın, Çevre eski Bakanı Hamdi Üçpınarlar, Devlet eski Bakanı
Işılay Saygın, E. Kurmay Albay İbrahim Artuç, Aksiyon Dergisi Genel
Yayın Koordinatörü İbrahim Karayeğen, TBMM eski Başkan Vekili Kamer
Genç, Emekli Tuğgeneral Mehdi Sungur, DYP Genel Başkan Yardımcısı
Mehmet Göktürk, Devlet eski Bakanı Mehmet Keçeciler, İçişleri eski
Bakanı Nahit Menteşe, BBP Genel Bşk.Yrd. Prof.Dr. Orhan Aslan, Merkez
Valisi Rıdvan Yenişen, Emekli Tuğgeneral Rıza Begin, Devlet Eski
Bakanı Prof.Dr. Sabri Tekir, E. Tümgeneral Sadık Öztekin, Milli
Savunma eski Bakanı Vefa Tanır, Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni Selahattin Sadıkoğlu, Aydınlar Ocağı Genel Sekreteri Zeki
H. İbrahimoğlu, Önce Vatan Gazetesi Sahibi Abdullah Akosman ve Ortadoğu
Gazetesi sahibi Zeki Saraçoğlu gibi isimlerin bulunduğu 160 kişilik
bir heyet konferansa iştirak etti.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın da katıldığı konferans
KKTC Devlet Televizyonu Bayrak TV'de canlı olarak yayınlandı. TRT
ise konferansa geniş yer verdi.
|
| BAV ile birlikte Türkiye'den gelen üst düzey heyet
SAyın Cumhurbaşkanıile toplu fotoğraf esnasında |
 |
 |
| Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı
Altuğ Berker |
Türkiye'den gelen heyet, Lefkoşa-Magosa yolundaki Türk Şehitliği'ni
ziyaret etti |
LEFKOŞA KONFERANSI'NDAN GÖRÜNTÜLER
Konferans Kıbrıs'ta özgürlük mücadelesi verirken hayatlarını
kaybeden şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal
Marşı ile başladı. BAV tarafından hazırlanan "Osmanlı İmpatorluğu'ndan
Bugüne Kıbrıs Davası'nın Geçirdiği Evrelerin" anlatıldığı Kıbrıs
belgeseli büyük ilgi gördü. Çeşitli Bakan ve Milletvekillerinin
yanı sıra DYP lideri Mehmet Ağar, vakfımız yetkililerine Kıbrıs
Davasına katkılarından dolayı teşekkür etti ve başarılar diledi.
Türkiye'den gelen heyet tarafından dakikalarca ayakta
alkışlanan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, konuşmasına Bilim Araştırma
Vakfı'nın Kıbrıs Davası'na vermiş olduğu desteğe teşekkür ederek
başladı. 1963-1974 tarihleri arasında Kıbrıs Türkü'nün büyük bir
zulme maruz kaldığını belirten Denktaş, her gün Türkiye'nin kendilerini
kurtarması beklentisi içinde yaşadıklarını söyledi. 20 Temmuz 1974'teki
Kıbrıs Barış Harekatı ile yeniden doğduklarını söyleyen Denktaş,
"Türkiye'den, Bilim Araştırma Vakfı'ndan ve Kıbrıs Davamıza destek
veren herkesten Allah razı olsun." dedi. Bilim Araştırma Vakfı öncülüğündeki
Türk heyetini görünce çok duygulandığını belirten Denktaş, bu tür
desteklerin kendilerine mücadele azmi aşıladığını söyledi.
BAV: Kıbrıs'ı Unutturmayacağız

BAV Başkanı Tarkan Yavaş |
Bilim Araştırma Vakfı Başkanı Tarkan Yavaş, konuşmasında
Kıbrıs'ın kalkınmasının milli ve manevi değerlerin korunması ve
güçlendirilmesi ile gerçekleştirilebileceğini söyleyerek BAV'ın
bu konuda kendisine verilen her görevi büyük bir azimle yerine getireceğini
açıkladı. Burada konuşulanların unutulmayacağının altını çizen Yavaş,
"BAV olarak Kıbrıs'taki Türk ve Müslüman soydaşlarımızın temel hak
ve özgürlüklerinin korunması noktasında ellerinden gelen tüm gayreti
göstereceklerini ve yakın takipçisi olacaklarını" söyledi.
Ayrıca konferansta bir konuşma yapan Milli Değerleri
Koruma Vakfı Başkanı Altuğ Berker, Ortadoğu'da, Balkanlar'da, Kafkaslar'da
ve Orta Asya'da Türkiye'nin geniş bir stratejik vizyonu olduğunu
belirtti. Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihsel mirasçısı olan Türkiye
Cumhuriyeti'nin başta Kıbrıs olmak üzere tüm Türk ve İslam dünyasına
yeniden örnek olabileceğinin altını çizdi.
Kısa bir konuşma yapan AKP Balıkesir Milletvekili Turhan
Çömez "Kerkük Türkmenlerinin, Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygurların,
Batı Trakya'daki Müslüman Türk azınlığın ve KKTC'nin, Türkiye'nin
doğal birer parçaları olduğunu söyleyerek, buradaki soydaşlarımızın
korunmasının Türkiye için tarihsel bir sorumluluk olduğunu" belirtti.
Lefkoşa'da Mehter Konseri
Konferansta
Irak Türkmen Derneği Başkanı Ekrem Pamukçu, Doğu Türkistan Vakfı
Başkanı Muhammed Rıza Bekin, İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga, Milli
Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Altuğ Berker, Türkiye Gazetesi Yazarı
Rahim Er, Girne Milletvekili Ertuğrul Hasipoğlu, TBMM Anayasa Komisyonu
Başkanı Burhan Kuzu, Kültür eski Bakanı Agah Oktay Güner ve E.Tuğgeneral
Adnan Tanrıverdi birer konuşma yaparak Kıbrıs'ı bekleyen tehlikelere
dikkat çektiler ve Cumhurbaşkanı Denktaş'a destek verdiler. Konferans
ödül töreni ile son buldu.
Konferansın ardından Lefkoşa-Magosa yolundaki Türk
Şehitliği'ni ziyaret eden konferans heyeti, Rumlar tarafından katledilerek
toplu mezarlara atılan soydaşlarımızı bir kez daha andılar. Kıbrıs'taki
etkinlikler bünyesinde Lefkoşa'ya götürülen Ankara Büyükşehir Belediyesi
Mehter Takımı Lefkoşa Meydanı'nda bir konser gerçekleştirdi. İlk
kez Mehter Takımı ile karşılaşan Kıbrıslı soydaşlarımız ve sınır
kapılarının açılmasıyla KKTC'ye akın eden Rum turistler konsere
büyük ilgi gösterdi.
Kıbrıs Türkü'nün Geleceği: Milli ve Manevi Uyanış
Kıbrıs'ın tarihini incelerken, öncelikle Kıbrıs'taki
Türk halkının 19. yüzyıldan bu yana sürdürdükleri kahramanca direnişin
hakkını teslim etmek gerekir. Kıbrıs Türkü, aynen bir zamanlar Balkanlar'ın
en uç noktalarında Osmanlı'yı temsil eden Türkmenler gibi, Kıbrıs'ta
Türklük adına bir uç beyliği olmuştur. Adayı Rumlaşmaktan, Rum yayılmacılığına
yem olmaktan korumuş, Kıbrıs'taki Müslüman ve Türk varlığını göğüslerini
siper ederek muhafaza etmişlerdir. Kıbrıs Türkü'nün bu kahramanca
direnişini ve başta Sayın Rauf Denktaş olmak üzere bu direnişin
mücahidlerini saygı ve sevgiyle anmak, her Türk'ün görevidir.
Bugün gelinen noktada, Kıbrıs'taki Türk halkının, Rumlar
ile ortak bir devlet yapısı içine gireceği ve bu yolla Avrupa Birliği'ne
adım atacağı görülmektedir. Kıbrıs Türkü'nün güvenliği ve hakları
garanti altına alındığında, bu elbette adada yaşayan soydaşlarımıza
yeni ekonomik fırsatlar ve refah getirecek olumlu bir çözümdür.
Nitekim günümüzde de tüm dünyada sınırlar önemini yitirmektedir.
 |
 |
| TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan
Kuzu, Vali Rıdvan Yenişen, Milletvekilleri Ahmet Uzer, İbrahim
Aşkar, Başnakan eski yardımcısı Mehmet Keçeciler, İçişleri Bakanı
bve Başbakan eski Yardımcısı Nahit Menteşe, Kültür ve Ticaret
Eski Bakanı Agah Oktay Güner, E. Tümgeneral Erol Özalp, Prof.
Dr. Cahit Babuna, Gazeteci Ahmet Taşgetiren ve Engin Konuksever,
SAyın Denktaş ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirirken. |
 |
Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Büyükelçisi ve KKTC Meclis Başkanı,
Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte BAV Başkanı Tarkan Yavaş'ın
konuşmasını ile ile dinlediler. |
 |
 |
| TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan
Kuzu ve TBMM SAğlık-Aile ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Dr.
Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş'a hitap ederek, Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül'ün selamlarını getirdiklerini ve Türk Hükümeti'nin
Sayın Denktaş'la omuz omuza ve gönül gönüle olduğunu belirterek
desteklerini ifade ettiler. |
 |
BAV'ın düzenlediği bu konferansın kendilerine çok büyük güç
kazandırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş, konuşmasının
ardından Bilim Araştırma Vakfı Başkanı Tarkan Yavaş ve Milli
Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Altuğ Berker'i sevgiyle kucaklarken. |
 |
 |
| TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan
Kuzu ve E. Tüm General Erol Özalp plaketlerini BAV Başkanı'nın
elinden aldılar. |
 |
KKTC Derviş Başbakanı Sayın Derviş Eroğlu rahatsızlığı nedeniyle
katılamadığı konferansımıza tebrik çelengi göndermiştir. Arka
planda ise konferanstan önce yapılan Kıbrıs Barış Harekatı konulu
fotoğraf sergisi görülmektedir. |
 |
 |
| Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Eski Tuğgeneral Rıza Bekin |
Irak Türkmenleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Pamukçu |
 |

BAV'ın konferansı "Türkçülük Günü" olan 3 Mayıs 2003
tarihinde yapıldı. Salonda Trükiye Türkleri, Kıbrıs Türkleri,
Irak Türkleri Temsilcileri, Doğu Türkistan Türkleri, Batı Trakya
Türkleri, Balkna Türkleri ve Kırım Türkleri Temsilcileri vardı.
Konferans adeta bir Türk Dünyası zirvesi mahiyetinde gerçekleşti. |
| Batı Trakya İskeçe Müftüsü Mehmet
Emin Aga |
|
Ancak bir yandan da kültürler önem kazanmaktadır.
BAV inanmaktadır ki, Kıbrıs Türkü'nün geleceği de,
sahip olduğu kültürü korumasında yatmaktadır. Eğer bu kültür korunursa,
Kıbrıs Türkü, Avrupa Birilği içinde tüm Müslüman Türk dünyasının
öncüsü ve temsilcisi olarak çok önemli bir rol oynayabilir. Ama
eğer Türk kültürü korunamazsa, o zaman Kıbrıs Türkü'nün zamanla
asimile olması tehlikesi ortaya çıkar.
Bu asimilasyon tehlikesine karşı yapılması gereken,
, "kimlik erozyonu"nun önüne geçmektir..
Bilim Araştırma Vakfı, kimlik erozyonunun güçlü bir
kültürel eğitim kampanyası ile karşılanması gerektiği kanaatindedir.
Bunun için de öncelikle kimlik erozyonunun kaynaklarını tespit etmek
gerekmektedir.
Öncelikle bu erozyonun kendiliğinden gelişen bir olgu
olmadığını belirtmek gerekir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ve
adadaki Türk varlığını zayıflatmak için on yıllardır sistemli bir
kampanya yürütülmektedir. Rumlar ve adayı Rum egemenliğinde görmek
isteyen bazı Batılı mihraklar, Kuzey Kıbrıs Türkleri arasında olup
da milli ve manevi değerlerini yitirmiş bazı insanları da kullanarak,
Türk kesiminde yıkıcı bir propaganda ve psikolojik savaş yürütmektedirler.
Özellikle 1974 öncesindeki Rum mezalimine tanık olmamış olan genç
kuşak, bu propagandanın en önemli hedefidir. Son yıllarda bu propagandaya
büyük hız verilmiş, adadaki Türk gençleri Batılı ülkelere götürülerek,
seminer adı altındaki bazı endoktrinasyon programlarına tabi tutulmuştur.
Bu kampanyanın en önemli boyutu ise medya alanındadır.
Ne gariptir ki Kuzey Kıbrıs'taki bazı yayın organlarında Türkiye'yi
sözde "işgalci devlet" diye tanımlama gafletini gösteren bazı aldatılmış
kalemler olmuştur.
Lefkoşa'daki mitingleri düzenleyen, bu mitinglerle
KKTC, Türkiye ve Türklük karşıtı sloganlar atan ve böylece bu mitinglere
sadece barış ve çözüm dileğini ifade etmeye gelmiş masum insanlarımızı
da kendi saflarındaymış gibi göstermeye çalışanlar, aynı kimselerdir.
Rumların ve Batılı ülkelerin, Kıbrıs politikasını yöneten Rum lobisinin
birer beşinci kolu gibi faaliyet gösteren bu gibi kişilerin sayısı
az, ancak etkileri büyüktür.
Peki nasıl olmaktadır da, Kıbrıs'taki kahraman Türk
halkı içinde bir beşinci kol faaliyeti organize edilebilmektedir?
Buna alet olanlar kimlerdir? Bu sorunun cevabını aradığımızda, kaçınılmaz
olarak bir takım aşırı sol gruplarla yüzyüze geliriz.
Komünist ideoloji, Kıbrıs Rumlarından Türk kesimine
bulaşmış bir ideolojidir. Bu ideolojinin Rumlar arasındaki temsilcisi
olan Kıbrıs Komünist Partisi AKEL, ne ilginçtir ki aynı zamanda
koyu Yunan milliyetçisi ve Enosis yanlısıdır. AKEL'in ideolojisinden
etkilenen bazı Kıbrıslı Türkler ise, milli bilinçlerini yitirerek,
enternasyonalizm adına aslında bilmeden Rum menfaatlerine hizmet
eder hale gelmişlerdir. AKEL'in Kuzey Kıbrıs'taki uzantısı sayılabilecek
olan bazı organizasyonlar, Türklük ve Türkiye aleyhine propaganda
yürütür durumdadır. Bir zamanlar Sovyet Rusya tarafından desteklenen
bu aşırı sol gruplar, komünizmin yıkılmasının ardından, Kıbrıs üzerinde
Yunan egemenliğini destekleyen Batılı güçlerin yönlendirmesi altına
girmiştir.
İşte Kıbrıs'ta Türklük bilincine karşı faaliyet gösterenler,
genelde hep söz konusu aşırı sol kesimin üyeleri veya bu kesimin
telkinlerinin etkisinde kalan insanlardır.
Bilim Araştırma Vakfı, sorunun bu fikri ve ideolojik
yönüne büyük önem vermekte, Kıbrıs Türkü'nün bekasının da buradan
geçtiğine inanmaktadır.
BAV'ın Çalışmaları
Bilim
Araştırma Vakfı bu gerçeklerin bilincinde olduğu için, sadece Kıbrıs'taki
soydaşlarımızın değil, tüm Türklüğün bekası için çok temel bir mesele
olarak gördüğü bu tehlikeye, yani materyalizme karşı fikri bir mücadele
vermiştir ve vermeye devam etmektedir.
BAV, materyalist felsefenin ve Karl Marx'ın deyimiyle,
onun en önemli bilimsel dayanağı sayılan Darwin'in evrim teorisinin
geçersizliğini Milletimize anlatmayı bu nedenle kendisine görev
edinmiştir. Vakıf, bu amaçla geçtiğimiz yıllar içinde Türkiye tarihinde
eşi görülmemiş bir eğitim seferberliği yürütmüştür:
1) 1998 yılından bu yana Evrim Teorisinin Çöküşü ve
Yaratılış Gerçeği başlıklı BAV konferansları, Edirne'den Ardahan'a
kadar Türkiye'nin hemen hemen tüm illerinde ve pek çok büyük ilçesinde
düzenlenmiştir. 500'ü aşkın konferansa ve 1000'in üzerinde multivizyon
gösterimine toplam 300 binden fazla vatandaşımız katılmış, anlatılan
gerçekleri büyük bir ilgi ve coşkuyla izlemiştir.
2) Bilim Araştırma Vakfı sözcüleri sadece Türkiye'de
değil; Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada, Almanya,
Endonezya, Malezya, Singapur, Azerbaycan, Brunei, Hollanda gibi
pek çok önemli ülkede, tüm izleyenlerin Türklere ve Türkiye'ye olan
hayranlıklarını artıran başarılı ilmi konferanslar tertip etmişlerdir.
Bir köşeyazarımız (Sn. Hüseyin Üzmez), BAV'ın uluslararası çalışmalarının
anlam ve önemini şöyle ifade etmektedir: "(BAV) adı altında gençler,
kendilerini İslâm Türk Mefkûresine vakfetmiş durumdalar. Yurt içi
ve yurt dışında, yani dünyanın her tarafında konferanslar veriyorlar.
Gittiğimiz her yerde onların faaliyet ve başarılarını duyuyoruz.
Turizm ve Tanıtma Bakanlığının işini adeta tek başına onlar yapıyorlar."
3)
BAV; evrim teorisinin çöküşü, materyalist felsefenin geçersizliği,
milli ve manevi değerlerin önemi, ahlakın birey ve toplum yaşamındaki
önemi gibi son derece önemli konularda bugüne kadar pek çok kültürel
eğitim programı düzenlemiş, süreli yayınlar çıkarmıştır. Vakıf camiası
mensupları; günlük gazetelerdeki yazılar, televizyonlardaki kültürel
programlar, belgesel filmler, internet siteleri ve teknolojinin
sağladığı tüm imkanları seferber ederek, inandığı mukaddes değerleri
toplumumuza sunmaya ve bunlara yönelik fikri tehditlere cevap vermeye
çalışmışlardır.
Bilim Araştırma Vakfı'nın yürüttüğü ve yürütmeye devam
ettiği tüm bu kültürel hizmetler, ülkemizin bugününe ve geleceğine
önemli bir katkı sağlamıştır. Özellikle genç neslimizin pek çok
fikri buhranla yüzyüze olduğu, değer yozlaşması içinde bocaladığı
bir devirde, BAV camiası, çağın gerekleriyle uyum içinde bir dindarlık
ve vatanperverlik anlayışı ortaya koyarak pek çok insanımıza moral
kaynağı olmuştur.
Bilim Araştırma Vakfı'nın Kıbrıs meselesine bakışında
da söz konusu kültürel değerleri temel alan yaklaşım egemendir.
BAV, Türkiyemizi hedef alan değer yozlaşmasının ve kimlik erozyonunun
adadaki soydaşlarımızı da hedef aldığını düşünmektedir. Ve bu tehditlere
karşı tüm Türkiye çapında yürüttüğümüz kültürel hizmetin benzerlerinin,
Kıbrıs'ta da yürütülmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Kıbrıs İçin Kültürel Kampanya
Bu kültürel hizmetlerle, Kuzey Kıbrıs Türkü; sahip
olduğu Türk kimliği, Müslüman kimliği ve Osmanlı mirası konusunda
modern kitle iletişim araçlarıyla bilinçlendirilmelidir. Müslüman-Türk
kimliğinin neden bir gurur ve şeref vesilesi olduğunu, bu kimliği
taşıyan insanların asırlar boyunca tüm dünyaya nasıl nizam verdiğini
kavramalıdır.
Bu Kampanya Çerçevesinde;
1) Kıbrıs'ın tüm gazete ve dergilerinde ve başta Kıbrıs
resmi devlet televizyonu Bayrak TV'de ve Bayrak Radyo'da yoğun bir
kültürel seferberlik yürütülmeli; Türk tarihi, Osmanlı tarihi, Müslüman-Türk
ahlakı, 1974 öncesinde Kıbrıs'ta yaşanan olaylar, 1974'teki Barış
Harekatı'nın Kıbrıs halkına kazandırdıkları gibi önemli konular;
açık, anlaşılır, düzeyli ve kaliteli yazı ve yapımlarla halka anlatılmalıdır.
2) KKTC'nin dört bir yanında, özellikle üniversitelerde
konferanslar düzenlenmeli, üstte sayılan konular insanlara yüzyüze
anlatılmalı, onların bu konudaki görüşleri değerlendirilmeli, soruları
yanıtlanmalıdır.
3) Kıbrıs Türk halkının bir bölümünü rahatsız eden
birtakım hatalı politikalar ve uygulamalar varsa, bunlar da bir
an önce düzeltilmeli, halkın KKTC'ye ve Türkiye'ye olan güvenini
perçinleyecek sosyal politikalar geliştirilmeli, insanların sorunlarına
çözümler getirilmelidir.
Devlet yönetiminde, halka karşı şefkat ve anlayış egemen
olmalı, sorunları olan kesimlerle yakından ilgilenilmeli, Kıbrıs'ın
gelişimi için girişimcilerin önüne fırsatlar açılmalıdır.
Bu konularda Devletimizin ve KKTC'nin, sivil toplum
örgütleriyle iş birliği yapmaları gerektiği ise açıktır. Devletimiz
kuşkusuz gerekli politikaların belirlenmesi ve uygulanması konusunda
gerekeni yapacaktır, ancak kültürel kampanyalar en iyi ve etkili
biçimde gönüllü sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülebilir.
Bu konuda tecrübe ve birikim sahibi olan vakıf ve dernekler, göreve
çağrılmalı ve desteklenmelidir.
Bilim Araştırma Vakfı, bu konuda üzerine düşen görevi
yapmaya, tüm Türkiye'de büyük bir azim ve hizmet aşkıyla yürüttüğü
kültürel eğitim kampanyalarını Kuzey Kıbrıs'ta da aynı şevkle yürütmeye
taliptir.
Eğer bu çalışmalar başarılı ve etkili bir biçimde yürütülür,
Devletimiz bunun için gerekli desteği sağlarsa, o zaman Kuzey Kıbrıs'taki
"kültür erozyonunun" da kısa sürede önü alınacaktır. Ve Kıbrıslı
soydaşlarımız, adadaki Rumlarla barış ve huzur içinde birarada yaşarken,
Türklük ve Müslümanlık kimliğini de gururla taşıyacaklardır. Bu
gerçekleşirse, Kıbrıs Türkü, Türk-İslam dünyasının Avrupa Birliği'ne
açılan kapısı ve bu yoldaki öncüsü olacaktır.
ÖNSÖZ
KIBRIS SORUNUNUN TARİHSEL GELİŞİMİ
KIBRIS'TAKİ RUM VAHŞETİ
KIBRIS'TA KÜLTÜREL ÇÖZÜM:MİLLİ VE MANEVİ
UYANIŞ
KIBRIS İÇİN GERÇEK ÇÖZÜM KONFERANSI-1 İSTANBUL
KIBRIS İÇİN GERÇEK ÇÖZÜM KONFERANSI-2 ANKARA
KIBRIS İÇİN GERÇEK ÇÖZÜM KONFERANSI-3 LEFKOŞA
|
|
 |